Bir ürünü hazırlarken çoğu işletme aynı noktada takılıyor: Ürün depodan çıkıyor, sağlam görünüyor ama müşteriye ulaştığında kutu ezilmiş, köşesi açılmış ya da ürünün kendisi hasar görmüş oluyor.
Burada çoğu zaman sorun kargoda değil, ürünün kargoya nasıl hazırlandığında başlıyor.
Benim gördüğüm en yaygın hata şu: “Kutunun içine koyduk, bantladık, gönderiyoruz.” Oysa özellikle ticari gönderilerde ürünün sadece kutuya konulması yetmiyor. Ürünün kutunun içinde hareket etmemesi, dışarıdan alacağı darbeye karşı korunması ve gerekiyorsa sevkiyat boyunca bir bütün olarak kalması gerekiyor.
Özellikle paletli sevkiyatlarda ise iş biraz daha farklı. Burada ambalajın görevi sadece ürünü korumak değil, yükü bir arada tutmak.
Önce ürünün neden zarar gördüğünü anlayalımAmbalajlamaya başlamadan önce “hangi malzemeyi kullansam?” sorusundan önce başka bir soru sormak daha doğru:
Ürün hangi nedenle zarar görebilir?
Darbe alabilir. Ezilebilir. Kutu içinde hareket edebilir. Devrilebilir. Üst üste istiflenebilir. Yağmur veya nemle karşılaşabilir. Palet üzerindeyse taşıma sırasında yük kayabilir.
Yani her ürüne aynı ambalaj yöntemini uygulamak pek mantıklı değil.
Örneğin küçük bir elektronik ürünle, ağır sanayi ekipmanının ambalaj ihtiyacı aynı olamaz. Aynı şekilde koli içindeki ürünle palet üzerindeki 30 kolilik sevkiyat da aynı şekilde sarılmamalı.
Koli içinde boşluk bırakmayınKargoda ürünlerin zarar görmesinin en basit nedenlerinden biri, ürünün kutunun içinde dolaşmasıdır.
Kutu ne kadar sağlam olursa olsun, içerideki ürün sürekli hareket ediyorsa darbe kaçınılmaz hale gelir.
Bu yüzden ürün ile koli arasında ciddi boşluk varsa uygun dolgu malzemesi kullanılabilir. Buradaki amaç kutuyu gereksiz yere şişirmek değil, ürünün kutu içinde sabit kalmasını sağlamak.
Bir başka önemli nokta da kutunun boyutu.
“Biraz büyük kutu kullanalım, içine birkaç ürün daha sığar.”
Bu her zaman avantaj değildir. Büyük kutu daha az güvenli olabilir. Özellikle ağır ürünlerde kutunun içindeki hareket arttıkça hem ürün hem ambalaj daha fazla yük alır.
Kutuyu kapatırken en çok kullanılan yöntem koli bandı. Gayet normal.
Ama ağır ürünlerde sadece üst kapağa tek sıra bant çekip geçmek iyi bir fikir değil.
Kutunun alt kısmı da en az üst kısmı kadar önemli. Özellikle ağır ürünlerde taban kısmının açılması, kargo sırasında ciddi sorun oluşturabilir.
Daha ağır ürünlerde kutunun alt ve üst birleşim noktalarını güçlendirmek, gerektiğinde çapraz bantlama yapmak oldukça faydalı olur.
Burada küçük görünen bir ayrıntının büyük fark yarattığını çok gördük.
Paletli gönderilerde asıl konu: yükün sabitlenmesiÜrünleri koli koli hazırladınız ve artık palet üzerinde sevk edeceksiniz.
İşte burada palet streç film devreye giriyor.
Palet üzerindeki kolilerin düzgün dizilmesi önemli ama tek başına yeterli değil. Koli sıraları taşıma sırasında birbirinden bağımsız hareket ediyorsa, yol boyunca yükün dengesi bozulabilir.
Streç film burada kolileri birbirine bağlayan bir dış ambalaj katmanı gibi çalışıyor.
Ancak paleti sararken yapılan klasik bir hata var:
Filmi sadece yukarı doğru dolandırmak.
Paletin alt kısmı yeterince sabitlenmeden yukarı çıkılırsa, üst taraftaki yük sarılmış gibi görünür ama taban kısmı hareket etmeye devam edebilir.
Düzgün bir sarımda paletin tabanı da dikkate alınmalı, köşeler kontrollü şekilde dönülmeli ve film gereğinden fazla değil, yükün ihtiyacına uygun gerilimle uygulanmalı.
Her streç film aynı işi yapmazBurada da “streç film aldım, yeter” demek çok doğru değil.
Kullanılan filmin kalınlığı, genişliği, uzunluğu ve esneme özellikleri uygulamanın sonucunu doğrudan etkiler.
Örneğin düşük dayanım gerektiren bir yükte başka, ağır ve düzensiz bir yükte başka özellikte film tercih edilebilir.
Elle yapılan uygulamalar için el tipi streç film kullanılırken, yüksek hacimli operasyonlarda makine streci daha uygun bir çözüm olabilir.
Özellikle düzenli şekilde çok sayıda palet hazırlayan işletmelerde makineyle yapılan sarımın standart hale gelmesi ciddi bir avantaj sağlayabilir.
Sanayi tipi streç film seçiminde de sadece mikron değerine bakmak doğru değil. Filmin hangi yükte, hangi sarım yöntemiyle ve hangi taşıma koşullarında kullanılacağını birlikte düşünmek gerekiyor.
Çok sıkı sarmak da doğru değilBu konu biraz yanlış anlaşılıyor.
“Ne kadar sıkı sararsam o kadar güvenli olur.”
Her zaman değil.
Aşırı gerilim, özellikle hassas kolilerde deformasyona neden olabilir. Ayrıca sarılan yükün kendine özgü bir yapısı varsa, gereğinden fazla baskı ambalaja zarar verebilir.
Ama tam tersine gevşek sarım da yükü sabitlemez.
Yani doğru yaklaşım:
Yükü sabitleyecek kadar gergin, ambalajı ezmeyecek kadar kontrollü sarım.
Bence iyi ambalajlamanın özeti tam olarak bu.
Köşeleri unutmayınPaletin veya kolinin en zayıf noktalarından biri köşelerdir.
Sivri köşeler streç filmi zorlayabilir. Koli köşeleri darbelerde kolayca zarar görebilir.
Özellikle düzenli ve yüksek hacimli sevkiyat yapan işletmelerde köşe koruyucular kullanmak ciddi fayda sağlayabilir.
Streç film tek başına her problemi çözmez. Bazen doğru ambalaj sistemi birkaç malzemenin birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkar.
Ürünün ağırlığı arttıkça ambalajı da yeniden düşününHafif bir ürün için kullanılan ambalaj yöntemi ağır bir ürün için yeterli olmayabilir.
Özellikle paletli taşımalarda ürün ağırlığı arttıkça şu sorular önem kazanıyor:
Yük palet üzerinde kayıyor mu? Alt sıralardaki koliler üst yükün altında eziliyor mu? Film yeterince tutuş sağlıyor mu? Sarım yüksekliği yeterli mi? Palet ölçüsü yüke uygun mu? Taşıma sırasında yükün ağırlık merkezi değişiyor mu?Bu sorulara cevap vermeden sadece daha kalın bir streç film kullanmak her zaman çözüm olmayabilir.
Ambalaj maliyetini de hesaba katınBir ürünün zarar görmesini engellemek için ambalaj kullanıyoruz ama ambalajın maliyeti de işletme açısından önemli.
Bazen işletmeler “daha fazla film kullanalım, garanti olsun” diyerek gereğinden fazla tüketim yapıyor.
Bu da uzun vadede ciddi bir maliyet oluşturuyor.
O yüzden kullanılan filmin miktarını ve sarım maliyetini hesaplamak önemli. Bunun için hazırladığımız streç film maliyet hesaplama aracını kullanarak kendi operasyonunuza göre yaklaşık bir maliyet hesabı yapabilirsiniz.
Aynı şekilde film miktarı ve ihtiyaç hesabı için film hesaplama aracına da göz atabilirsiniz.
Bazen doğru ürün seçimi kadar, doğru miktarda ürün kullanmak da önemlidir.
Kargoya vermeden önce son kontrolü yapınBen olsam sevkiyatı tamamlamadan önce şu kısa kontrolü mutlaka yaparım:
Ürün kutunun içinde hareket ediyor mu?
Koli tabanı sağlam mı?
Kapaklar düzgün kapatılmış mı?
Palet üzerindeki yük dengeli mi?
Streç film paleti gerçekten bir bütün haline getirmiş mi?
Sivri veya dışarı taşan bir bölüm var mı?
Taşıma sırasında devrilme ihtimali var mı?
Ve en önemlisi, ürün dışarıdan bakıldığında gerçekten “taşımaya hazır” görünüyor mu?
Bu son soru basit gibi duruyor ama önemli. Çünkü iyi ambalaj, sadece güzel görünmez; taşıma sırasında ne olacağını da düşünmüş olur.
Sonuç: İyi ambalaj, sadece ürünü sarmak değildirKargoda ürünlerin zarar görmemesi için tek bir sihirli malzeme yok.
İyi sonuç; doğru koli, doğru yerleşim, uygun dolgu, sağlam kapatma ve gerekiyorsa doğru streç film kullanımının bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.
Paletli sevkiyatlarda ise konu daha da önemli hale geliyor. Çünkü burada amaç yalnızca ürünü dış etkenlerden korumak değil, yükü taşıma boyunca mümkün olduğunca stabil tutmak.
PaletStrec olarak streç film üretiminde farklı kullanım senaryolarına göre çözümler sunuyoruz. El tipi uygulamalardan makine uygulamalarına kadar farklı seçenekleri değerlendirirken, sadece “kaç mikron?” sorusuna değil, yükün nasıl taşınacağına ve nasıl sarılacağına da bakmak gerekiyor.
Zaten bu konudaki diğer yazılarımızı ve teknik içeriklerimizi blog bölümünde bir araya getiriyoruz.
Çünkü iyi ambalajlama, ürün kargoya verildiğinde değil, daha ürün hazırlanırken başlar.